Sözlük

Her geçen gün büyüyen ve güncellenen TDE sözlüğü...

92406 kayıt bulundu.

Sırala
belirleyivermek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Çabucak belirlemek


Telaffuz : belirleyi'vermek

belirli

İlgili Kelimeler:

belirli belirsiz, belirli geçmiş, belirli nesne

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen

Örnek:

1. Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı.

1. Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı.


belirli belirsiz
Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Yarı belirgin durumda, az çok belli olan

Örnek:

1. Belirli belirsiz incecik bir çizgi arasından gördüğü garip bir surat.

1. Belirli belirsiz incecik bir çizgi arasından gördüğü garip bir surat.


belirli geçmiş
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Fiilin belirttiği kavramın, içinde bulunan zamandan önce olup bittiğini kesinlikle bildiren, -dı / -di, -tı / -ti ekiyle kurulan kip, -di'li geçmiş: al-dı, bil-di, saç-tı, seç-ti vb


belirli nesne
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Belirtme durumu ekini almış, geçişli fiil durumunda olan yüklemle ilgili kelime veya kelime grubu


belirlilik
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirli olma durumu, muayyenlik


belirme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirmek işi


belirmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek

Örnek:

1. Yarı yola yaklaştığında, köprünün karşı ucunda, ona doğru gelen bir karaltı belirdi.

1. Yarı yola yaklaştığında, köprünün karşı ucunda, ona doğru gelen bir karaltı belirdi.

2. Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek

Örnek:

1. Kafasında günden güne çeşitli düşünceler, çeşitli kaygılar beliriyordu.

1. Kafasında günden güne çeşitli düşünceler, çeşitli kaygılar beliriyordu.

3. İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek

Örnek:

1. İki kaşının arasında, yaşından ziyade asabiyetini ele veren birkaç çizgi belirdi.

1. İki kaşının arasında, yaşından ziyade asabiyetini ele veren birkaç çizgi belirdi.


belirsiz

İlgili Kelimeler:

belirsiz geçmiş, adı belirsiz, belirli belirsiz, belli belirsiz

Anlamı:

1. sıfat , sıfat , sıfat , sıfat , Belirli olmayan, belgisiz, gayrimuayyen, vuzuhsuz

Örnek:

1. Şimdi galiba belirsiz bir yerde bir esere çalışıyor.

1. Şimdi galiba belirsiz bir yerde bir esere çalışıyor.

2. Niteliği hakkında tam bir bilgi edinilemeyen, müphem

Örnek:

1. Bir ayağın yerlere sürtünmesinden çıkan, silik ve belirsiz sesi işitti.

1. Bir ayağın yerlere sürtünmesinden çıkan, silik ve belirsiz sesi işitti.

3. Bilinmeyen, meçhul

Örnek:

1. Küçük bir ekmek parçası üstüne konmuş, ne olduğu belirsiz yeşilliklerle yapılmış salata kendisine uzatılıyormuş.

1. Küçük bir ekmek parçası üstüne konmuş, ne olduğu belirsiz yeşilliklerle yapılmış salata kendisine uzatılıyormuş.


belirsiz geçmiş
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Fiilin belirttiği kavramın, içinde bulunulan zamandan önce olup bittiğini başkasından duyarak veya belirsiz olarak bildiren, -miş ekiyle kurulan kip, -miş'li geçmiş, naklî mazi: ağla-mış, gel-miş gibi


belirsizce
Anlamı:

1. zarf , zarf , zarf , zarf , Belirsiz bir biçimde


belirsizleşebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirsizleşebilmek işi


belirsizleşebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Belirsizleşme ihtimali veya imkânı bulunmak

2. Belirsizleşme gücü bulunmak


belirsizleşme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirsizleşmek durumu


belirsizleşmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Belirsiz bir duruma gelmek


belirsizleştirebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirsizleştirebilmek işi


belirsizleştirebilmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Belirsizleştirme ihtimali veya imkânı bulunmak


belirsizleştirilebilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirsizleştirilebilmek işi


belirsizleştirilebilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Belirsizleştirilme ihtimali veya imkânı bulunmak


belirsizleştirilme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirsizleştirilmek işi


belirsizleştirilmek fiil
Anlamı:

1. nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , nesnesiz , Belirsiz bir duruma getirilmek


belirsizleştirme
Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirsizleştirmek işi


belirsizleştirmek fiil
Anlamı:

1. -i , -i , -i , -i , Belirsiz bir duruma getirmek


belirsizlik

İlgili Kelimeler:

adı belirsizlik, belli belirsizlik

Anlamı:

1. isim , isim , isim , isim , Belirsiz olma durumu, belgisizlik, müphemiyet, vuzuhsuzluk

Örnek:

1. Belirsizliği yenebilmesi için önce onu nerede bulabileceğini bilmesi gerekiyordu.

1. Belirsizliği yenebilmesi için önce onu nerede bulabileceğini bilmesi gerekiyordu.


belirsizlik sıfatı
Anlamı:

1. isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , isim , isim , dil bilgisi , dil bilgisi , Adları yaklaşık, kabataslak belirten sıfat, belgisiz sıfat: bazı, birkaç, her, birtakım, filan vb